Saturday, March 25, 2017

oluyor bazen oyle.

deniz.
eger gecmise gidip deniz'in ufacik anlari benim kalbimin en derinine degiyorsa, daha cok hatirlamak lazim, hatirlamak icin de yazmak. mesela.

deniz'in bezi birakmasindan epey sonraydi, hatta soyle diyim, en son gece cisini yaptigi zamandi.
her zamanki gibi beni yanina cagirdi, sabah oldu mu diye sordu. yanina gidip sarilmak istedigimde, aa cisini yapmissin, dedim. o da bana,
"oluyor bazen oyle" dedi.

bu "oluyor bazen oyle" benim aklimdan cikmaz oldu. buyuk ihtimal benim ogrettigim birseyi tekrar ondan ogrenmis oldum ve aklima, kalbime oyle de bir isledi.

ne zaman biseyler, yolunda gitmese, ilk aklima gelen sey, o karanlik odada deniz'in sakince ve kendine guvenli tonla bana "oluyor bazen oyle" demesi.


Friday, March 24, 2017

30 gun

doktora tezini yazarken hayalini kurdugum, niyet ettigim 30 gun. yarin son gunu. heyecanliyim. icim kipir kipir. kasim ayindan beri toplamaya calisiyorum bu gunleri. ama gezmeler ama hastaliklar derken nihayet bitiyor.

oyle iyi geldi ki, basladigim, planladigim bir isi, niyeti ertelemeden bitirmek, bitirmek, biterebilmek, bitiriyor olmak, bitirirken ortaya cikan duyguyu yasamak.

istekler gerceklesebiliyormus, niyetler oluyormus. unutmusum. nedense. unutuluacak sey mi ki aslinda. ne zaman ogrendim pes etmeyi, ne zaman basladim, isteklerimin ustunu ortmeye, kim bilir. karisik zamanlar, olaylar, yerler, kombinasyonlar. bosverelim. oluyor bazen oyle.


 
design by suckmylolly.com