Tuesday, October 8, 2013

gecenin saat biri

masanın örtüsü mavi basma
üstünde yalansız, güleryüzlü,
cesur kitaplarımız durur.
esirlikten dönmüşüm anacığım,
kendi memleketimde düşman kalesinden.
gecenin saat biri,
lambayı söndürmedik.
yanımda karım yatar,
karım beş aylık gebeliğinde.
etim etine değende,
elimi karnına koyanda
bebek kıpır kıpır kıpırdar.
dalda yaprak, suda balık,
rahimde insan yavrusu,
yavrum...
yavrumun pembe yünden zıbını,
anası ördü.
bedeni benim karışımla bir karış,
kolları şu kadarcık.
yavrum...
kız olursa
tepeden tırnağa anasına benzesin istiyorum,
oğlan olursa boyu posu bana.
kız olursa ela ela baksın,
oğlan olursa maviş maviş.
yavrum...
yavrum öldürülmesin istiyorum yirmi yaşında.
oğlan olursa cephelerde,
kız olursa sığınaklarda geceyarıları.
yavrum...
kız olsun, oğlan olsun,
kaç yaşında olursa olsun,
yavrum düşmesin istiyorum hapislere,
güzelden, haklıdan,
barıştan yana diye...
fakat malum, kızım yahut oğlum,
gecikirse suların ışıması dövüşeceksin.
ve hatta
yani haylice müşkül zanaatmış bizde bugün
babalıktan zaanatı da.
gecenin saat biri,
lambayı söndürmedik.
belki yarım saat sonra,
belki sabaha karşı.
yine basılabilir evim,
beni alıp götürürler,
kitaplarımızla beraber.
yanımda birinci şubeninkiler
dönüp bakarım,
durur kapıda karım
eşiğin üzerinde.
uçar entarisi sabah rüzgarında.
yükü ağır karnında,
bebek kıpır kıpır kıpırdar.
nazim hikmet ran

mutlaka genco erkal'in sesinden de dinleyin.

Monday, October 7, 2013

bilmece

ayni evin icinde dipdibe yasayan iki kisiden birine gore "zaman" hic gecmek bilmiyor, digerine gore ise hic yetmiyorsa ve bu kisilerden biri yirmi gun icinde doktora tezini teslim etmesi gereken stresli kocaysa digeri kimdir?

cevap: normal kosullara gore dogumuna 30 gun kalmis, arada kontrolunu kaybedip yasadigi huysuzluklardan bikmis, hormonlarina yenik dusmesine sinirlenen evin gebe kadinidir.

 
design by suckmylolly.com