Tuesday, June 19, 2012

starry night

almaya devam etsem de uzun zaman olmustu sanat kitaplarima bakmayali. sevdigim ressamlarin resimlerine bakip bakip bunu nasil yapmis, ne dusunmus, nasilmis diye dusunmeyeli. doktora yapiyorum ya, hani son sene bi de. olabildigince uzaklasmisim herseyden.
butun hafta dolastik durduk, kitapcida, muzede bi suru zaman harcadik ama ben onu beklemisim. sonra birden starry night'i gordum muzede. takildim kaldim orada, kalakaldim. hic bir fotograf onun guzelligini yansitamamis megersem simdiye kadar. daha bi cok van gogh eseri gordum, favorilerimi de gordum ama bu son darbe icin bekliyormus.
onun icin iste, sonrasinda kac kere ruyamdaydi. dondum evime, isime, yapilacak seylere, ama aklimda hep bu, hala da oyle.
hep biran once bitirmek istiyordum bu doktorayi ama simdi sanki daha baska sebepler de var icimde, daha baska seyler yasamak icin.
beni boyle degistiren, ufkumu acan, buyuten sey, bi haftalik new york mu yirmi dakikalik starry night mi, inan ki emin degilim.

Museum of Modern Art

new york'ta bi hafta

8 haziran cuma - jfk bulusma. a metrosu. arkadasin evi. isvicre pogacasi.
cumartesi - central park. columbus circle. brooklyn koprusu. china town. pekin ordegi. lychee meyvesi. little italy. strand. ny top10 kitabi. times square.
pazar - yeni ev. battery park. bagel. soho. bryant park. arkadasla bulusma. union  square. sushi. saki.
pazartesi - wall street. american indian museum. battery park. sokaktan yemek. american museum of natural history. artichoke pizza. magnolia cupcake. top of rockefeller center.
sali - strand. metropolitan museum of art. muzede sushi, chicken fingers. arkadasla bulusma. times square.
carsamba - bryant park. grand central. public library. majestic, the phantom of the opera. empire state. macy's. chipotle.
persembe - union squre. tekne turu. lenny's sandvic. museum of modern art. gulluoglu. burger joint. metropolitan opera house, romeo & juliet. biergarten, meatpacking district. fat cat, jazz.
cuma - lenny's sandvic. central park. strand. ev. e metrosu. jfk.

unutmadan kisa bi ozet yazmak gerek, hepsini yazacam ama kimbilir ne zaman.

ama soylemeden gecemeyecegim, az kalsin, new york'u yasayabilecegimiz sehirler icine sokuyorduk. en buyuk pay, strand adinda muthis bir kitapcinin orada olmasiydi. ama buraya gelince, kitapciyi anilarimizda ve umutlarimizda yasatmaya karar verdik.

bu listede yok ama zaman en cok new york'un altinda ve ustunde kaybolarak gecti. ne kadar yurudugumuzu bilmeden yuruduk durduk, ki metro kartimiz da vardi. eve dondugumuzde saat farkindan degil ama biz yorgunluktan oluyorduk.

bisey daha soylemeden gecemeyecem, bence ben new york'a gidip de alisveris yapmamis olan tek turkum! strand'da harcadiklarimizi hic saymiyorum bile.

devami sonra, cok sonra.

Sunday, June 3, 2012

yine zaman

simdilerde en kavgali oldugum sey.
mayisin bitmesi mi beni strese sokuyor yoksa haziranin gelmesi. iki turlu de o suclu.
ve ben, panikten, telastan kendimi kaybetme sinirina o kadar yaklastim ki. ya son kalan var gucumle deli gibi calisacam ya da siniri gecip deli gibi cildiracam.
tabi ki kararim, son kalan gucume tutunmakta. onun icin iki haftada bir gun tatil yapiyorum, yetiyor o bir gun tatil kesinlikle, ondan bir sikayetim yok ama eger yorgunlugu kendi beynimde yaratmamissam.

dinlenmek mi. daha once dedim ya, tatiller isvicre usulu diye, dinlenmek de artik oyle.
mesela, gol kenarinda 3 saat bisiklete binmek.


cocuk gitti

bambaska bi kitada simdi, benim icin ikinci gun bu, onun icin birinci gun.
ilk kez bu kadar uzun ayri kaliyoruz.
icim doldukca ustune atlayacak, minciklayacak kimse yok ki, icim doluyor ama tasamiyor.
cuma gunu kavusacaz, bambaska bi ulkede. hem de sanki baska yerlere giden benmisim gibi onun kapidan cikmasini bekleyecem.

guzel bir haftamiz olsun.


 
design by suckmylolly.com