Thursday, November 26, 2009

ben gelemeden sen gittin.

hic tadim kalmadi oralara gelmek icin.
sadece yatsam uyusam diyorum.
ben dogumumu kutlarken sen cok ayrilmissin buralardan, ama herseyi babannem baslatti biliyorum.

ben sana hediye getirmeyi planliyordum hani en son ben kalmistim ya seni gormeyen, onun icin heyecanliydim.
guven de gelecekti.
simdi nasil gelirim, nasil gosteririm ona oralari.


Monday, November 23, 2009

bugun, o gun (mu?)

dusunemeyecek kadar yo(r)gun olsam da bugun o gun!

ve ben yine heyecanliyim, mutluyum, hem de nasil...


iyi ki geldim bu dunyaya, iyi ki buradayim. iyi ki diyecegim o kadar cok sey var ki, dogumumu kutluyorum ben, en cok da kendi kendime, bakiyorum, dusunuyorum, guluyorum, agliyorum, sonunda hep iyi ki diyorum.

annecim, sana iki gun cok aci cektirmisim biliyorum, o kadar ki beni gorunce ne cirkin demissin bunu da biliyorum, ama cok cok tesekkur ederim sana, ben zaten asil senin beni dunyaya getiris basarini kutluyorum, o gunun basarisini kutluyorum, seni cok seviyorum.

Friday, November 20, 2009

kucuk adamim, iyi ki dogmussun


birlikte uyandigimiz ilk dogumgunumuz.
cok yasa cocuk,
hep gul, hep guldurebileyim seni.
iyi ki tanidim seni,
yedi sene once iyi ki bana sordun, zamani paylasalim mi diye.
sana sevgimi nasil anlatsam ki.
sana bakinca gozlerim doluyor desem.
bi de bu sarkiyi soylesem.
anlarsin di mi.

Thursday, November 19, 2009

sana dedim, cocuk




-efendim kuzum
-pist, cocuk sevdim seni.
-tamam canim.
-eee…
-ben simdi baska odadayim, sana laf atamiyorum.
-turkce biliyorlar mi.
-yok ama nasil laf atilir biliyorlar.
-?!?!

Wednesday, November 18, 2009

semra, bak sana yaziyorum

yattigin yerden oku, bi kere oku ama, hemen kapat bilgisayari sonra. kapa gozlerini, uyu yine

dun aksam icimdekiler bambaskaydi simdi bambaska ama sirayla, once bunlar sonra onlar. sen her ne kadar grip olmamis olsan da ben sana soyleyim annem seni isvec’e gondermeyecek. abla aci soyler, hatta daha beter yapar yeri geldi mi, biliyorsun. simdi ben merak ediyorum sen nerelerde usuttun de bu kadar hasta oldun, her konusmamizda benim gozumu boyamayi basardin, yok kasa kasa mandalina yiyorum, yok likur likur portakal suyu iciyorum, anladim ben seni. sen zaten yapmaman gereken seyler yapiyormussun ki bana iki de bir bunlari soyluyormussun. mesela pazar gunu, eminonu’nde, karakoy’de dolasirken nasildin acaba, yine bagrin acik, atkin yok, sogugu yemissindir bi sagdan bi soldan, eminim.

kucukken de boyledin, babannemin ordugu yelegi giy, yok usumuyorum ben. coraplari giy ayaklarin buz gibi, yok iyiyim ben. hasta olacaksin, yok yok olmam. merak ediyorum senin corabin var miydi kucukken, atkin falan. annem kizar kizar, en fazla yaptigin sey, giyinmek yerine, uhuhu, burnunu ceke ceke aglamak olurdu.

ne dersen de senin yaninda olamam, ben artik annemin tarafina gectim, haberin ola. ya yatagina yatar, siki siki giyinirsin ya da botlari, farlari butun hediyeleri unutursun. buraya da yazdim, ohh.

bi de kim iyiyse en cok ona cikolata getirecem, herkes iyi olsuun, lutfen hasta olmayiiin, valla ne isterseniz yaparim.


Tuesday, November 17, 2009

abla nasil cildirtilir vol I

cildirdim, yazamiyorum ama yazacam, buralardan sesimi duyuracam!

Monday, November 16, 2009

ne de az kaldii

blogcum, yazacak ne de cok sey var aslinda, karisik kurusuk biseyler yazayim diyorum. aradan cikartmak lazim. istanbul'a gidisim sanki milat gibi bisey, oraya gidene kadar biseyleri bitirmeye calismaca, donunce de yeni baslangiclar yapmaca, halbuki 8 gun. gidip gelecez, ama oyle degil iste. cumartesi gecesi bi ruya gormusum ki ne kadar onem verdigimi gosterir. bizim ev gunduzleri hayalet ev oluverir, hotel de denebilir bazen, sadece cocuklar gece gece calisinca evin kullanilma suresi artar. ben de diyorum ki hic tatildeymisim gibi davranmayayim, cikivereyim erkencecikten, evin beyi beni birakiversin bi yerlere, gezeyim tozayim, keyfini cikarayim. iste ruyamda da goruyorum ki uyuyakalmisim, kalkamamisim, cikamamisim onlarla, 3 gun kaldi diyorum donmeme, tuh gezemedim diyorum, pek bi uzuluyordum.

dikis makinesi aldik biliyor musun, biraz kotu bi zamanlamada aldik sanirim, oylece duruyor simdilik, pek icimden gelmiyor, belki belki yapilacaklar listesi azalinca. hem belki eminonune giderim diyorum tek basima, tatlilarimi yerim, gezer gezer dururum, kumaslar toplarim, dugmeler. belki incik boncuk isine de girerim, kimbilir. bi suru sey yaparim iste.

diyorum ki, onumuzdeki 2 hafta saat 5'e kadar sanki 1 gunmus, 5'ten sonrasi da 1 gunmus gibi gecse nasil olur. cok cok guzel olur biliyormusun, istanbula giderken daha bi rahat oluveririm, daha mutlu olurum, valla bak.

antalyadaki prensese selam, isvicrenin kek kralicesi oldum, ama ben diyete devam ediyorum, 3 hafta sonra cok guzel fotograflarim yayinlanacak buralarda.

aklima geldi bi de, ayva tatlisi yapmaya kalkmistim burada bi keresinde. sonra bizim evdeki umut kirici adamin dusunce gucuyle yakmistim yarisini, bu sefer tek basima yiyecem, kesin kesin.


ayy bi de ayakkabi dukkani buldum ki cok heyecanliyim, belki uc tane gelin ayakkabisi alabilirim, yapayapabilirim, cok paraam var, sacacaaamm...

diyorum ki

su raporu 40 dakika icinde bitirsem de yatsam.
hastayim, bu sefer mahsuscuktan da degil.

Sunday, November 15, 2009

kitap mimi

cok sevgili Anne ve kizlari beni harika bi mim ile mimlemis, cok tesekkur ediyorum kendisine.

1.Şu an okuduğunuz kitap ve konusu:
Aglayan Dag Susan Nehir - Aysegul Devecioglu
cingeneleri anlatan bi kitap, bi suru sey ogrendim cingenelerle ilgili.

2.En son aldığınız kitap:
Paulo Coelho - Eleven Minutes

3.Şimdiye kadar aldığınız kitaplar içinde en sevdiğiniz:
Anna Karenina hala favorim, elbette daha bi suru var ama gozumun onunde olmadiklari icin gelmedi aklima.

4.Bir türlü bitiremediğiniz, bitirseniz de sizi illallah ettiren kitap:
dusundum dusundum, yine bulamadim, kitaplarimi istiyorum ben!

5.Elinizdeki kitap bitince okumayı düşündüğünüz kitap:
Baba ve Pic - Elif Safak

guguk kusu ve pisikopati'yi mimliyorum, eger kabul ederlerse.

iste goriyiku!

kahramanimizin adi "goriyiku". kendisi sert ekmekleri sevmiyor, yumusak ekmekleri de belki, zorla, eger elle beslerseniz ve sansiniz varsa. peki ne yiyor, esmer ekmeklere bayiliyor. biraz simarik, tam bir star edasiyla bize hic poz vermedi ama tanidigi yasli teyzelerin yanindan da hic ayrilmadi, cocuklarla da muhattap olmuyor kendisi.

tanistigimiz gun, posetimizden esmer ekmek cikmadigi icin bize pek yuz vermese de biz onun her anini goruntuledik, karnini doyurmak icin nasil birdenbire ekmek atan insanlarin yaninda bitiverdigini, nasil paytak paytak dolastigini ve karnini doyurduktan sonra da nasil piiir uctugunu da.









gunun ilk hasari

yarim litre su dokulmus bi kanepem var artik.


fotografin tek alakasi, onu duzenlemeye calisirken suyu dokmus olmam.

gerisini de iceyim bari.

mim - pacoz nasil olunur

 Yildizcigim ve damlocanim mimlemisti beni.

1.Dolabını açtığında hangi renkler daha fazla?
2-3 farkla beyaz diyebilirim cunku o kadar cok renkli kiyafetim var ki.

2.Alışverişe gittiginde hangi mağazaya uğramazsan olmaz?
Zara, BodyShop, H&M, bu kadar :(

3.Kendini rahat hissettiğin giyim tarzı?
kot pantolon, beyaz t-shirt, kirmizi babetlerim.

4.Kesinlikle seksi diyebileceğin şeyler?
Kesinlikle Yıldız'ın dediği gibi Little black dress :D

5.Asla giymem dediğin kıyafet?
deri pantalon giymem, bi de hani su bi suru fernuari, cebi olan ceketleri giymem.

6.Fiyatları gereği ulaşılması zor yabancı markalardan en çok beğendiğin?
Chanel.

7.En fazla yatırım yaptığın sektör?
Kitap, giyim, kozmetik.

8."kitap,film,spor" hangisini diğerlerinden çok yapıosun?
Hepsi eşit gibi ama azar azar maalesef.

9.Dışarıdayken yemek yemeyi en çok tercih ettiğin yerler?
burada bisey yiyemiyorum ki, ama istanbulda derseniz, mado'ya ugramasam olmaz(di), belli bi yer yoktu galiba, nereden gecersek ondan canim ister gider yeriz.

ben de sevgili yass ve aysa'ya gonderiyorum bu mimi.

Saturday, November 14, 2009

meseler sacildi masama

cuma gunu toplantidan sonra aliverdim cantamdaki elma posetimi ciktim disari. eve giderken bir de baktim ki cantama koymadigim poset meselerle dolmus. kozalaklari topladim, yikayacam once, sonra yapistircam sapkalarini. yapraklari da yikacam, yanlarina ilistiriverecem. en kisa zamanda yapmali bunlari, zevkle.

yaprak toplamaca gunundeki rengarenk yapraklar buzlukta beni bekliyor mesela.

kitap fuari

sizin orada kitap fuari vardi di mi, kitaplarinizi aldiniz, imzalarinizi attirdiniz, mutlu mutlu onlari kokluyor seviyorsunuz, afferin size.


ama benim de 4 sene once kitap fuarindaki postane sergisinde cekilmis fotografim var. hih.

Friday, November 13, 2009

luzern'den

gecen haftasonundaki gezimiz luzern'di hani. aslinda bizim planimiz baskaydi, daha yakinda iki sehire gidecektik, sonra cocuk dusunmus ki kalalim bari, rezervasyon yaptirmis. sabah konusuyoruz ki kalacaz bi gece, tamam, hangisinde, luzern'de. e biz luzern'e gitmiyorduk ki diyerek ciktik yollara. araba kullanan ben olmadigim icin mutluyum. haydi daha fazla cene calmayayim. bu arada fotolarin ilk ucunu arabadan cektim.

ben boyle bi sonbahar gormedim ki hic.



onbin tunelden bitanesi. tunel asagi egimli olunca fotograf da nasil guzel oluvermis.



ahhh bu nasil bi gokyuzudur, luzern'e girdik girecez, iki uc dakika agzim acik bakakaldim bu manzaraya.



karnimizi doyurduktan sonra luzern tahta kopru basindayiz.



oyle de binalar.



bu da meshur tahta koprunun gunduz (!) gozuyle gorunusu.


semos gitti gideli cikmamistik biyerlere, oh iyi oldu.

iste bunu seviyorum!

toplantiyi bitirdikten sonra sadece ufak tefek islerle ugrasmayi,
aksam disarda yemek yemeyi,
ve gelip annemleri aramayi,
cocuk televizyon karsisinda uyuklarken yazacaklarimi dusunmeyi


her ne kadar gozleri donse de elleri cebinde, ablasiii

Thursday, November 12, 2009

marroni


tam tahmin ettigim gibi sabah 1500 gram vermis olarak uyandim, pek mutlu oldum, kilo verme dansi bile yaptim.

ama su kestaneler yok mu, bayiliyorum bunlara, sadece bunlarla beslensem keske, ya da bizim evin onunde olsalar. garin onunden gecebilmek icin baska bahanem kalmadi, lutfen biraz daha yaklasin!

Wednesday, November 11, 2009

kendime bi odul versem diyorum

soyle yuz frank olsun istiyorum.

hem dun aksamki misafirler icin didinip durmalarima odul olsun, 2 kisi icin bi sandalye yakmami sonra konusuruz

hem eve gelince sabahki kilomun aynisini gorme serefine olsun

hem de beni mutlu etsin iste, pitircik olayim iste

aksamlari gorkem sohbetleri




- guven, biliyor musun, galiba yalniz olmayacaz.
- neden.
- hani Kutu var ya, o yazi yazmis, Tibetin annesi de yorum yapmis, valla gelecekler :D
- hadi yaaa :D

- ne yapacan onu gorkem.
- pinki var ya ona verecem :D

- hani damlo var ya.
- ee??
- onun ablasi gelmis, hasta olmuslar :(
- biz de dikkat edelim giderken.

- ne siritiyorsun oyle.
- Yildiz mail atmisss

ben yaprak toplarim, sevgili fotograf ceker

gunlerden, gecen hafta bugun

yer, bizim okulun civari















au revoir mosyo!

iki agliyorum bi calisiyorum


Tuesday, November 10, 2009

calisiyorum

cok calisiyorum



Monday, November 9, 2009

bu kadar da batil olunmaz

bilirsin sen beni blog, ara ara nasil da hasta oluveririm, basim agrir, icimde ne varsa cikaririm, bayildim bayilacam gibi olurum. sonra bi dusunurum, tek buldugum sey, pek bi keyifl, cok konusmus olmam, sen sen anlattim, guldum, herkese yardim ettim, icimden nasil geldiyse. zaten onun icin degil mi burada biraz daha az konusman, daha bi soguk davranmaya calismalarin, sesini fazla cikartmamaya calismalarin.

ama yine de ayni seyler oluveriyor, ben de inanirim, babannemin inandigi herseye inananirim, annem bile inanmaz ben inanirim, hadi bana birini bul diye az yalvarip yakarmadim, sonra buldurdugum kisiyi bi saat icinde benim gibi hasta etmedim mi. annemin sirasi gecti artik, anladim o yapacagini yapti, simdi guvenin annesine sardim. universitede final zamani olur, guven bana seker tasir, cayi bile sekerli icmeyen ben, guveninkini de yerim. toefl’a gre’ye girecez boncuklar tasinir hemen ilistiriveririm. juriye girerim her yerim cengelli igne olmustur, ben mutluyumdur. simdi de 'guven, aradiginda soylesene bize okusun'larla kadina goz actirmiyorum.

simdi bunlari yazdim, sanki aklimdan hic cikmiyormus gibi ama oyle degil, keske oyle olsa aslinda. kac aydir pek kotuyum, hicbisey yapamiyor, dusunemiyorum, hic abartmiyorum.

gecen gun guven en kiymetli cengelli ignesini buldu, aklima geldi benimki nerede diye, aradim  taradim yok, dedim ki kesin bi kiyafette, hic usenmedim, butun dolaba baktim, yok. bizim televizyon sehpasi benetton mavisi renkli bavulu actim, orada buldum. hemen ilistirdim kendime.

ve ben 3 keredir dinledigim semineri sonunda anladim, ve daha 3 ay surem olan sinav icin calismaya basladim.


Sunday, November 8, 2009

beni iyi eder mi

araba kiralamak, ikea'ya gitmek, alisveris yapmak, luzern'e gitmek, alpler'e yaklasmak, limon soslu penne yemek, luzern koprusunde ziplamak, kestane kebap pesinde kosmak, bi gece kalmak, kahvalti icin yer ararken kaybolmak, bol bol poz vermek, eve gelmek, temizlik yapmak, cocukla film izlemek.

semosun mailini okumak,
bir demet fotografa bakakalmak,
bir kelebegin sarkisinda yalnizligi hissetmemek,
kucuk parmaklarin bana soylediklerini anlamak.

.ç5ç.74öörvuy459
şih
57/ğ3sdü,




icim sicacik oldu, mutluluk sardi etrafimi.

Saturday, November 7, 2009

dusunemiyorum

sunum carsamba bitti, ben hala enkaz kaldirma cabalarindayim, yalniz olunca bu kadar uzadi belki de.

bu hal ve tavirlarim surerse hic iyi olmayacak, sanki bıraz daha surecek, o isigi goremedim, tipki postamda bi mektup bile goremedigim gibi.

merak edenlere selam.

Tuesday, November 3, 2009

sapkaci

sunumumla ugrasirken,

ben senin buzdolabi bosaltan ellerini nasil opmem mi

camasir suyu var mi, bi damla damlatayim, temizleyeyim diyen basini nasil bagrima basmam mi



sanki cok iyi yaptilar

hicbir sarki beni neselendirmiyor

hicbir cikolata beni mutlu etmiyor

ustune bir kiza, iki nmr'a, bir sunuma da feci sekilde takmis durumdayim, gordugum yerde paralayip bi kasik suda bogabilirim, bakmayin oyle pitircik olduguma, istedigimde pekala iki laf bicagi darbesiyle yere deviririm


- guven, kasadaki kadini da eve goturelim mi
- sen nasil istersen gorkemcim

pmsnin ne demek oldugunu gec de olsa bana da ogrettiler

Ne gelmek bilmez dogum gunusun sen


yok yok saka yaptim, seni ben pek cok severim biliyorsun.

ama yilin sonunda olmasaydin keske, hani sene biterken zaten biseylere seviniyoruz, yeni yil falan, bi de dogum gunume seviniyorum, olmuyor ki boyle, hepsini ayni anda yapmamak gerek. idareli harcasaydik.

hadi oldu diyelim, peki sevdicegiminki neden benimkinden 3 gun once.

neyse ben buluyorum zaten careler, biliyorsun.

aslinda hala iki ay var, ama bende bi liste yapma telasi ki sorma. neler neler olacak icinde kimbilir, bi de diyeti bozdugumdan midir nedir, aklima da hep suslu cikolatalardan geliyor, bozmak yok diyeti, soz soz soz.

Monday, November 2, 2009

gulme, ben de durduramiyorum kendimi

- annen sana ogretmedi mi yatakta raki icilmez diye.
- yok ogretmedi.
- ama bakiyorum, balik yoksa balik kraker yemeyi ogretmis.
- peynirsiz olmaz dedi ama.


bi sarap kadehi raki icmis gorkem'in midesi nasil olursa benimki de oyle iste. eve erken gitme ihtimalim ise sifir.

daha degil

- hala buyumedik guven.
- valla ya, buyumedik, buyusek iyi olur ama.
- aaa neden ki, yok yok ben memnunum, sadece korkuyorum elime bi bebek verecekler hadi bakalim diyecekler diye.
- hahahhaa... buyuyelim iste yavas yavas.
- yok yok, istemiyorum, hatta sen biraz buyumussun, seni bi eski haline getirelim.

Sunday, November 1, 2009

kasim bir

sanki cenem kapandi gibi oldu blogcum ama aslinda oyle degil, pek bi sevgi pitircigiz bu haftasonu, filmler, okula gidip calismalar, alisveris yapmalar, pazar sabahi 15 sene sonra ilk kez ekmek almaya cikisim, totumu kaldirabiletimin artmis olmasi, sonbahar fotografciligi, 1000 gram daha verisim, kitap hayalleri daha neler neler, hangi birini yazabilecegimi bilememde sorun, tabi bi de istanbuldan buraya da bi ask kokusu gelmiyor mu, beni benden daha bi aldi.

kasimin biriymis, benim ay'immis demeden, kutlamadan edemedim, belki bi daha sesimi cikaramam dedim, cunku carsambaya kadar deli deli bi uc gunum var.



benim blogum, emegim, 2 seneyi doldurmus bugun, soyle bi baktim da nerelerde baslamisim yazmaya, hemen de neler olmus diye, sonra biraktim, sonra yazdim yine biraktim ama simdi cik birakmam, bi kere benim emegim oldu, canim oldu.

bi suru fotografla susleyeyim dedim, hepsi bugunun fotolari, yoldan cektiklerimiz, aslinda bu guzellik bitmeden cikacaz dolasmaya ama bakalim haftaya odul olarak belki.

basimiza bazen bi anne gerekiyor kesinlikle, yoksa kolay kolay iki rafadan yumurtayi ayni sabah kahvaltisinda yiyemem di mi, simdi tabi ne tavuk ne yumurta gormek istiyorum, kek bile!!

minecim, yeni ayin kutlu olsun, sana da guzellikler getirsin, yuzundeki gulumseme hic eksik olmasin!

sahi bi de benim buraya gelisimin ilk senesi de doldu, onu da kutlayacaktim unutmusum :) bi pasta sart bi de mum, bi de balon, cocuk zurih'e gidince ben bu isi bi ayarlayayim en iyisi :)

 
design by suckmylolly.com