Monday, June 30, 2008

Dis Perisi

Bunyem sonunda tezimle ugrasmayi kabul etti, yedek Nescafe Gold'um, kiyafetlerden arinmis makalelerle dolmayi bekleyen sandalyelerim ve gercek amaci icin calacak olan 'Cimen' albumum, hepsi hazir ve nazir... Ben de kendimi nihayet hazirladim, butun haftasonunu bunun icin harcasam da. Tabii bir de dis perimi unutmamam lazim, merak edenlere iste benim tez'im...

Monday, June 23, 2008

ya spor yapmak

ya alisveris

mat-e-matik

Su 2 haftada hayatima ne kadar da cok sayi girdi, yoruldum, yoruluyorum ama yorulmamak gerek. once 14-16 ikilisi, sonra 195, 211, 251, 202'ler.... sonra 8 ve hemen ardindan 1. sonra da 14-17 ikilisi ve 23. sonra 15.07, 30.07 ve 07.09... 1.250'nin yavas yavas 0'a gidisini gormek, sonra 2x2nin az gelmesi. 1 kere ortakoyde olmak. hepsi de ayni cins degiller ne yazik ki, bazilari ytl, saat, gun, euro, ay.... ve asagidaki sayilarla ugrasmanin zorlugunu hic saymiyorum bileee....

Wednesday, June 18, 2008

Sahiiii....

Hani, son finalim demistim ya, onun sonunu merak edenler, alabilecegim en yuksek notu aldim, bu dersten hak etmedigimi biliyorum, buyuk bir haksizlik oldugunu da goruyorum, ozellikle de kardesimin iyi bekledigi her dersten bir not asagi aldigini gordukten sonra. Ammaa dusunuyorum da, bu not benim, notlandirilmayan calismalarimin da notudur (nasil ama :), iste boylece kendi vicdanimi rahatlatmis oluyorum, acaba hocaninki nasil rahatliyor :)

yaz sezonu

Sanirim, Istanbul Film Festivalinden beri sinemaya gitmedim, tiyatro desen sezon zaten kapanmisti, guzel sergiler de yok sanirim, ya da ben sicaktan ve kendimle ugrasmaktan pek birseyi takip edemez oldum. Ama tiyatrodan eminim, en azindan devlet ve sehir tiyatrolarindan, benim butcemin ve zamanim uygun olduklarindan. Peki guzel zaman gecirilebilecek aktiviteler, soyle iyi ki geldik diyecegimiz, mesela serin, eglenceli bir ortamda muzik dinleyecegimiz (offf, bu arada muzik demisken, aklima hep Cimen'in anlattigi, mezunlar gunundeki muhtesem korolar geliyor, cok uzgunum yetisemedigime, acaba telafisi mumkun degil mi), hos sohbet edilecek bir mekan. Tekne ?? nasil bi fikir, guzel bir yemek, guzel muzikler, sevdim bu fikri ama cikar mi boyle bir firsat...
Kimse endiselenmesin, silkindim ve kendimi uyandirdim, ben en iyisi sunumuma devam edeyim, sevgiler, saygilar, bu sicak gunlerde sikayetsiz, hos zamanlar diliyorum herkese...

heyecan

Bir anda tatil planlarimiz degisti, uzun ve kisa mesafeli bir tatil dusunurken kisa ve uzun mesafeli bir tatil planini oluverdi birden. Duruma tatil olarak mi bakmak gerek yoksa yine ciddiyeti elden birakmadan donus yolculugunda mi icinde kipirdayan butun kuslari, kelebekleri, ugur boceklerini serbest birakmak gerek bilemiyorum. Ama sanirim kuslarimin kanatlari kirilmasin diye, kendimi simartmayi ertelemeliyim... Saglamci bir kisilik, ben boyle miydim, yuzumdeki ilk kirisiklik belki de budur :)

Durgunluk

bugunler de bakiyorum da herkesin bloguna da en son yazi 2-3 gun oncesinin tarihinde yazilmis, nedir boyle, herkeste mi bir gecis donemi, kafa karisikligi vardir anlayamadim, ben de buna inat bir ses vereyim dedim, bakalim yankilari nasil olacak

Friday, June 13, 2008

bir final daha-belki son

Bir hafta boyunca hep aklimda olan, hep calismayi planladigim ama son gun bile calismak icin toplanan kalabaliga yetisemeyip calismamak nasil bir duygu?? Soyle diyim, basta bir rahatlama, sonra biraz sorulari zor soran kisiye kizginlik ve simdi de pismanlik, cok onemli bir pismanlik olmasa da hayata donuyorum sanirim. Iste onun icin belki son finalim diyorum, ama hakkaten son :)

Thursday, June 12, 2008

Bugun, yani 12 haziran 2008

Bugunu yazmam gerek, bir yere not etmem, onu hatirlamam gerek, ama neden oldugunu soyleyemiyorum, simdilik soyleyemiyorum ama iyi birsey bunu bilin yeter. Bu anlasilmaz yazidan sonra sanirim bir daha bu gunu unutamam di mi...

Wednesday, June 11, 2008

ve Mine...

1 aydir Mine'yi gormemistim, o pencereden bakamamistim, yemeklerinden yiyememistim, karisik kitapligindaki kitaplara hizlica goz gezdirememistim, ne kadar da ozlemisim megersem. Ne de olsa 3 ay yasadik birlikte, onun o hos sohbetleri, hikayeleri, anilari -hem de taaa Ataturk donemine uzanan- bana guc vermesi... bunlar burada yazilmamali cunku bunlar icin apayri bir yer ve zaman gerekiyor. Ama sunu soylemem gerekiyor ki, yine bana o guzelim hikayelerinden bir tanesini anlatti, ilk farmakoloji professorlerinden birinin akademik kariyerdeki hic akla gelmeyecek suclanmalarini. "Azmin elinden hicbir sey kurtulamaz" diye diye yurtdisindaki bir arkadasinin telefon numarasini buldu, aradi ve herseyi ayarladi. Esas ozledigim sey ise son dakika evden cikarken onume muthis bir tepside aksam yemegi koymasi (baklagilli enginar). Iste en kisa olarak, bunun icindir ki 3 aydan sonra ben ve 5 kilom surekli Mine'ye gitme ihtiyaci hisseder olduk :) Saka bir yana, onun benim hayatimdaki yeri bambaska aramizda 35 yil fark olsa da...

Saturday, June 7, 2008

form derken

Tipki eski gunlerdeki gibi ben ve Semos yine kac magaza yapabilme kapasitemizi olctuk. Kesinlikle cok azimliydik cunku limitlerimizi bitirip tekrar yatirmak zorunda kaldik eger bankayi da magazadan sayarsak sanirim 16 oluyor :) Kesinlikle formumuzdan hicbir sey kaybetmemisiz ustelik kucuk bir Istanbul turu yapip yorulmus olsak bile. Tabi bunca cabanin ardindan insanin guzel elbiseleri, ayakkabisi, kupeleri olmasi gayet dogal...

Friday, June 6, 2008

"neler oluyor hayatta...

...bir de su ruya gercek olsa" diye gunlerimi gecirirken, kabullenmistim gercek olmayacaklarini, madem oyle deyip aklimdaki yolu silmis ve ayni amac icin biraz daha zikzakli bir yol cizmistim. Ama peki simdi ne oldu, ne degisti ben farketmeden de yeni ve eski yollarda yavas yavas ilerlerken buluyorum kendimi, peki ne yapmali simdi??

Thursday, June 5, 2008

Islamiyet'in 3 baskenti

Belki aramizda hep aklinda olup sergi bittigini fark edenler varsa uzulmesinler, ben birini biliyorum mesela :) iste ben elimde olan dokumanla karsinizdayim. Yaklasik 3.5 ay kadar sergilenen bu koleksiyona ben de sondan 2. gunu gidebildim ama sunu soyleyim ki Sabanci Muzesinin bu hali bana garip geldi. Sessiz, sadece arada bir hizlica gecip giden okul gruplarinin sesleri vardi. Cunku daha oncesinde belki hatirlarsiniz Picasso ve Rodin'i muthis bir kalabalikla gormustum, sanirim o kalabalik halini daha cok seviyormusum.

Sakip Sabanci Muzesi der ki "Louvre Muzesi’nin en onemli koleksiyonlarindan Islam Sanatlari Bolumu’nde toplanmis ve korunmus olan hazineler arasinda Osmanlilara (1299-1923), Iran’da 16. yuzyil baslarinda kurulmus olan Safavi Devleti’ne (1501-1722) ve yine ayni donemde Hindistan’da hukum surmus Baburi Hanedani’na (1526-1858) ait cesitli sanat eserlerinden olusan sergi, Louvre Muzesi’nin isbirliginde ve Les Arts Décoratifs’in katkilariyla düzenlendi."

Uc ana baslikta toplanan sergiden ilk kisma ait duzgun olarak elde ettigim fotograflar;
dedigim gibi bunu disinda belki daha muthis denebilecek halilar vardi ki onlarin isciligini fotografta hissetmek bence cok mumkun degil.
Ve ikinci kisim Isfahan;


Son olarak da ucuncu kisim Delhi;


Hatirlatma daha ilgi cekecek sanirim cunku, cunku 19 Eylul'de Salvador Dali sergisi baslayacak. Hatirlayanlar hatirlamayanlar hatirlatsin lutfen :)

Tuesday, June 3, 2008

bir kiz

video
Bebekten guneye cikarken, bir kiz sevincten mi yoksa simarikliktan mi bilemem havalara sicriyor, zipladigi yukseklik onu tatmin etmeyince etrafini kontrol ettikten sonra bir daha deniyor, basariyor mu bilmem ama cok eglendigi kesin, fotografcisina da sevgiler gondermek gerek...

Monday, June 2, 2008

Insanlarin birbirine "yeni ay'in ugur getirsin" demesi neden onemli??

Cunku birden bire en buyuk 'umut'unuz, 'gercek' olabilir, 4 aydan beri neden yapmamisim ki acaba? Bu arada bu aliskanligi Mine'den ogrendigimi soylemeden gecemeyecegim, tabi ki hafta versiyonu da vardir. Ve Mine, pazartesi sabahlari kahvalti soframizin ilk cumlesi olurarak 'yeni haftan ugur getirsin' derdi. Onu oyle cok ozluyorum ki.

Sunday, June 1, 2008

Haziran 1

Bugun cok guzel bir gun gecirdim, canim arkadasim, yoldasimla. Pazar sabahi olmasina ragmen sabah erken kalktik (birbirimizi kaldirdik) banyolarimizi yaptik ve guzel gune merhaba dedik, sonra yeni umutlar icin guzel bir kahvalti yapalim dedik. Oyle guzel bir kahvalti oldu ki, hem en az 5 saat birsey yiyemeyecegimi fark ettim, hem caylarimizla yeni ay'in gelisini kutladik, hem super bir gelecek plani yaptik (benim icin sanirim 3 kere falan tekrarlamisizdir). Yeni kararlardan bazilari ise soyle; spor yapilacak, (evden mezura getirdigim icin oculduk ve 2 hafta sonra tekrar oculmek uzere vedalastik), Ortakoy'e gidelecek, Ankara'dan simdilik vazgecildi, onun parasi ile kisa bir tatil (eger hak edersek), ve tezlerle ilgili olarak herkesin yapmasi gerekenler.
Hem uygulamaya gectik, calistik ve sahada kostuk. Eve geldigimde cok mutluydum, aklimi fazla dagitmadan yatmaya karar verdim, fark ettim de yanmisim tabi ki yine ilk once ellerim, yine cingene eli olmus, cok sevindim geri donduklerine :)

 
design by suckmylolly.com