Friday, May 30, 2008

LBL

Dun hayatimdaki en kotu sunumu yaptim, ne soyledigimi bilemeden anlayamadan bitti, ben bile anlayamamisken insanlarin nasil anlamasini beklerim ki. Bittiginde ise ne bir pismanlik ne bir uzuntu vardi icimde bu olayin getirdigi. Dusundum de, icim o kadar karanlik ki, diger sorunlar ayy bu sorun bile degil, biz bunu yanimizda istemeyiz diye disladilar sanirim. Ama belki de ise yaracak birsey de ogrendim gunun sonunda hala umut vardi ve Ortakoy insanlara iyi gelebiliyormus, bunu denesem iyi olacak...

Wednesday, May 28, 2008

Yildirim Bolge Kadinlar Kogusu

Sevgi Soysal'in 12 Mart doneminin acimasizligini, gitgide artan baskilarini, kadin olarak bile nasil "tutuklu-er" olundugunu anlattigi bir kitap. Kitaptan kucuk bir bolum;
Cezaevindekiler artik tutuklu-er sayildiklari icin, as-ust iliskisi de dogal olarak en ust seviyede. Kogus ikide bir teftisleniyor ve hazrol'lara her yerde yakalanabiliyorsunuz. Ve binbasi bitip tukenmez sorulariyla basliyor.
Her gun yemek yenilen masayi gostererek,
-Bu ne?
-Bu masadir komutanim.
Askeriyenin verdigi ekmeklerin durdugu dolabi gostererek,
-Bu ne?
-Bu dolaptir komutanim.
Masanin ustunde gorusculerin getirdigi cicekleri gostererek,
-Bunlar ne?
-Bunlar cicek komutanim.
-Bunlar nicin burda duruyorlar?
-Bunlar cicek olarak burda duruyorlar komutanim.
-Bunlar ne?
-Bunlar resim komutanim.
Bu tur sorular bitip tukenmeden devam ediyor. Taa ki,
-Bu ranzalar neye gore boyle duruyor?
-Bu ranzalar ranzadir komutanim.
-Hmmm. Olmadi... Olmadi...
Eger konusma bu "olmadi"lara gelirse bilin ki uzun bir nutuk bekliyor herkesi hem de hazrolda.
-Sema yapilsin, ranzalar icin sema, yemek yerken masa oturusu icin sema, karavanayi alirken sema, havalandirmaya cikarken sema, bavullarin ustune kime ait olduklari etiketlenecek, ranzalara isimler yapistirilacak.......
O boyle ne kadar konustu, ne kadar soylediklerini tekrarladi, konusmasini ne kadar gereksiz uzatti kimbilir ama herkesin kaskasti hazrol durusundan uyanmasi Tulin'in yere yigilivermesiyle oldu, bir anda kosusturmaca basladi ve binbasi son sorusunu sorarak hic birsey olmamis gibi cikip gitti.
-Nedir bu?
-Bu bayilmis bir tutukludur.

Monday, May 26, 2008

"vidalamaciii..."

Otobus hikayelerimin tumunu yaninda sifir birakacak bir olay yasadim 59 RS otobusunde. Olayin bas rolunde yesil otobuslerdeki 1.5 kisilik koltukta oturan gozluklu, 55-60 yaslarinda bir kadin ve yardimci roller olarak da karsisinda oturmus, islerinden cikmis orta halli iki kadin ve bizler de figuran rolundeydik sanki gozluklu teyzenin istemesiyle cunku yuzsuzlugu iyice abartmis bir sekilde gozumuzu kirpmadan onun bir hareketini bile kacirmadan dinledik. Birbirlerini tanimadiklarini anlamistik anlamasina ama ben gozluklu teyzenin sorularindan dolayi 2-3 kere supheye dustum, hic bu kadar hizli soru soran ve 5 dakika once ogrendigi bilgilerler birlikte yorum yapip kadini bile sasirtan birini gormedim, o kadar seri bir bicimde karsisinda oturan kadini tepesindeki isigin golgesinde sorguladi ki ben hayretler icersinde kaldim. Inmemize dogru 3 oglunun evliliklerini, islerini, gelinlerinin islerini sorguluyordu. Sira ortanca oglundaydi, gozluklu kadin artik iyice samimi, one dogru egilmis bir sekilde "o ne is yapiyor, gecimini sagliyor mu bari" diye sordu, kadin da "Onun isi daha iyi, pimapenler var ya, onlara vida takiyor, onlari monte ediyor" dedi ve bizim gozluklu teyze, arkasina yaslanarak "heee, vidalamacii, vidalamaci, tamam" dedi. Bu noktadan sonra sadece durakta apar topar indigimi hatiliyorum. Cok dusunduk ama ne yazik ki, ona hangi meslegi yakistiracagimiz konusunda bir karar veremedik, is hayatina vidalamaci diye bir meslek katmayi basardigindan olsa gerek...

Sunday, May 25, 2008

Hic Uykum Yok...

Kovalamayin beni yataga
Hic uykum yok
Daha lafiniza karisacagim
Ortaligi dagitacagim
Televizyonu kapatacagim
Aycicegi resmi yapacagim daha
Bas parmagima siir okuyacagim
Islik calacagim
Daha cok isim var
Gecenizi karartacagim
Kutahya vazonuzu kiracagim
Vakitsiz yatirmayin beni
Daha cok erken

Can Yucel

7 Mayis 2005 C.tesi, ciddi yuzlu bir cocuk tarafindan mutlu edilmisim.

Thursday, May 22, 2008

Narnia Gunlukleri 1

Uzun zamandan beri ilk ogrencim, Doruk. Yaklasik 6 aydir birlikteyiz, 11 yasinda, cin gibi bir cocuk. Bazi dersler psikolojik savas veriyoruz, galip bazen o bazen ben oluyorum amayine de cocuklugumun, olacak cocugumun hayata bakisini hissetmemi sagliyor. Gecenlerde gecmis bir dogumgunu hediyesi olarak, kitap aldim, cocuk kitaplari reyonuna bakmayali ne kadar da uzun zaman olmus, ne kadar da degismis oralari, tanidigim birkac kitaba ozlemle baktim. Neyse kitabi hediye paketi de yaptirdim, derse baslamadan verdim, acmak da biraz zorlaninca 'adi ne' diye sordu, icimden ah bir bilsem, bir hatirlasam diye gecirdim sonra da hem belli etmemek hem de bugunku savasta bir sayi almak icin 'aaa, ac da bak bakalim' dedim. Evirdi, cevirdi, begendi mi anlayamadim, belli etmesini de beklemiyordum zaten. Ama bir sonraki derste de benim yuzume bakmadan, sorularini cozerken de kitabin tam yasina gore oldugunu, serisini tamamlayacagini, cok akici oldugunu da soylemesini beklemiyordum, farkettim de herseyi acik acik soylemek gerekmezmis ki, iste anlastik, bu kadar basit.

"."

Hayatimda yanlis giden birseyler var, ama degistirmek istedigim, olmamasini istedigim bir suru sey var ama ben bunu kastetmemistim ki

Wednesday, May 21, 2008

....sikinti....

buyuk bir sikintiyla birlikte nefes aldigim, dusundugum, dusunmeye calistigim, konustugum, guldugum, yemek yedigim, su ictigim gunlerden biriydi bugun. herseyi cat pat yapiyor insan ama neden en cok 'nefes almak' zorlasiyor acaba, bunun psikolojik bir aciklamasi vardir, biliyorum ama bu kadar net hissettigin birseyin fizyolojik de bir aciklamasi olmasi lazim, mesela akcigerlerindeki oksijen daha agir bir gaza donusmesi ya da kalbin, hucrelerden olusmus sisirilmemis bir balonun icinde hareket etmeye calismasi gibi

Tuesday, May 20, 2008

bambaska bir can

Bazen insanin hayatinda oyle biri olur ki, ama bu insan ne kardestir, ne sevgili, oyle bir can'dir, buyur buyur, bi bakarsin, sen olur, sen o olursun. Hani bazen kendine disardan bakmak gerekir ya, iste bu can'a da disardan bakmak gerekir bazen, her seyi iyice gorebilmek, anlayabilmek, yol gosterebilmek icin...

The Darjeeling Limited

IKSV film festivalinde kacirmistim bu filmi, hem de biletim hazirdi, uzulmustum hem de bir gece oncesinden "Hotel Chevalier" bile izlemistim. O gun sabahtan 1 sene oncesinde surekli yasadigim muthis yogun bir gun yasamisve gidememistim. Ama bu haftasonu Cimen sayesinde, Sarper'e inat izledim filmi. Ben begendim, hos zaman gecirdim, laptopta izlememe ragmen dikkatim dagilmadi. Acikcasi ben de cogu insan gibi komedi diyemecegim ama bir kez daha yol filmlerini sevdigimi kendime kantilamis oldum bu filmle. Hatta ve hatta benim de gidesim geldi, icimde olan gitmek eylemi bir kez daha tamamiyle cikti ama tur ucretlerini gordukten sonra yine derinlere daldi, sanirim simdilik Corlu-Istanbul arasi yetinmeliyim.

Saturday, May 17, 2008

iTunes

Gecen ay tez yazmak icin heveslendim, bu benim hevesime nasil kaliyor diye sormayin, benim gibi ne yapacaginizi bilmez bir durumdaysaniz, bu is de hevesinize kaliyor, neyse herkesi seferber ettim ama bir anda hevesim kacti, neredeyse baslamadan bu isi bitirdim, Agustos'a biraktim. Ama bu seferberlik sonucunda elimde 264 sarkilik muthis bir muzik listem oldu, o gun bugundur mozilla'dan once iTunes'u acar oldum...

Friday, May 9, 2008

hastaneler...

Sali gunu annemin yanindaydim hastanede, ufak, kisa suren bir ameliyatti, geceyi birlikte gecirdik. Tek hatirladigim, iceride ve disarida yasanan kaoslar. Caresizlik duygusu, bu duyguyu gostermeme cabasi, ustelik guclu oldugunu gosterme cabasi, kendine herseyin eskisi gibi olacagina inandirma ve bunu sanki hicbir suphen yokmus gibi inandirmaya calismak, gecenin saat kaci olursa olsun beynini her kipirtida butun dunyaya acma terbiyesi, karsindaki insanin psikolojisine gore davranmayi ogrenmek, bazen sinirlenmek bazen avutmak ve sabah olduguna sevinmek, insanlari gordugune, eski halini gordugune sevinmek, sanki iki gundur uyuyormussun gibi sen olmak... Yani bu ziyaretin sonu guzel bitti, umarim ya hep boyle biten ziyaretler icin gitmek gerekir ya da hic bir sey icin.

Sunday, May 4, 2008

pazar temizligi

Bugun temizligin sadece temiz olma durumu icin ise yaramadigini ogrendim. Spor yapmak, aile arasi iliskileri guclendirmek, hayal kurmak, gecmisi hatirlamak, kimseye soylemeden 2 saat uyumak ve dondugunde kimsenin sana kirgin olmadigini gorup kayirildigini hissetmek, mutlu olmak, karsi pencerelerde temizlik yapanlarla 'ne bakiyorsun' bakislari yapmak, gulmek, en cok kim temizlik yapti oylamasinda kavga cikartmak, odayi havalandirirken kendi icini de havalandirmak gibi islere de yaradigini gordum, yasadim. Hele de guzel bir banyo sonrasi tertemiz nevresimlerin icine kivrilip yumos kokusunu icine cekmek, kendini 9 yasinda bir kiz gibi hissetmek, bu son icin herseyi yapabilirim iste...

Saturday, May 3, 2008

umarim...

Yapacak, yazacak, dusunecek, okuyacak, gezip gorecek, izleyecek, dinleyecek... o kadar cok sey var ki, panik oldum, panik oldukca siraya koyamadim, sonra bunlari dusunebilmeme tebessum ettim, biraz rahatladim mi ne...

Friday, May 2, 2008

Yasim 24.5

Gece yine uykum kacti, televizyonda Siyaset Meydani, 1 Mayis sonrasi ya konusu guzeldir diye dusundum, guzeldi fakat konu '68 Kusagiydi. Benim gordugum kadariyla Deniz Gezmis agirlikli bir programdi. Arkadaslari, abisi, '68 kusagiyla ilgilenen insanlar vardi, konusuluyordu, tartisiliyordu. Tabi ki buraya kadar hersey olagan. Peki herkes o gunku Turkiye'den, sartlardan konusurken bu kadar sogukkanli olabiliyor da benim neden gozlerim doluyor, uzuluyorum ?? Kizdim kendime, cok kizdim, hayallerimdeki kadina ne oldu peki, onu bulup cikarmaya karar verdim cunku artik yasim 24.5, duy beni "sana ihtiyacim var, birlikte yasamamiz gerek."

 
design by suckmylolly.com