Wednesday, April 30, 2008

Dalgalandim da....

butun gunum zit kavramlarin arasinda dolasmakla gecti, ruhum dolasti desem daha dogru olur. bir yandan da hep buraya yazacaklarimi dusundum-soz verdim ya hani, her gun yazacagim diye- sabah iyi kalkmistim halbuki, gozlerimi isiga acmak ile dunyaya acmak arasindaki zamanda baya bir kitap okudum, sonra yine kestirdim ve sonunda dunyaya da actim. sonra birden kotu oldum, baya bir sure gozlerim dolu dolu gezdim, ne aglayabildim ne duzelebildim. cevremdekileri uzdum, uzuldum. disari cikmam gerekti, renkli tokalar, parlatici ruj ve allik keyfimi yerine getirdi, otobusteyken dusundum ve karar verdim bloguma yazmak icin yazimi bulmustum basligi da "ne ayrildigim nokta ne de ulasacagim nokta". diyecektim ki, bulundugum noktadan ayrilmak zor geliyor, varacagim noktadaki ruh haline de hazir degilim, en guzel olani da gitmek, gitmek, gitmek. icim ferahlamisti Yann Tiersen de yanimdaydi. levent'teydim, oradan buradan kagit toplayip satan 12-13 yaslarinda bir erkek cocuk arabasini kaldirima guc bela cikarmaya calisiyordu. Yann Tiersen'i susturdum, bu sefer sadece gozlerim degil, butun icim doldu, doldu, onlari da akitamadim, kaldilar oyle, gunun kalan kisminda da buna benzer seyler yasadim, yasamaktayim ve bir sure daha birlikteyim bu zitliklarla sanirim... ne yapalim, bekleyecegim ben de "....duruldum" diyebilmeyi.

Monday, April 28, 2008

manzara ve huzur ciseleyen yagmur

Bu bir hafta boyunca bahar tatili, Guney'e indik huzurumla, elele, kucuk kucuk yagan yagmur altinda. Kimseler yok -peki biz neden oradayiz, cunku biz artik siradan ogrenci degiliz, daha buyuk ve sorumluluklari olan ciddi ogrenciler statusundeyiz artik- oyle guzeldi ki meydan, siparisini verdigimiz yari profesyonel makine gelse de bir oyle bir boyle poz versem diye gecti icimden. Iyice icime ceksem okulumu, havasini, kokusunu, askini, huzurunu, 5 ay sonra olmayacam buralarda-ay oralarda- ne de olsa.
Manzara da bostu, oturduk, konustuk, konusmaya calistik, ben hep gecmisteydim. Birbirimize kitap okudugumuzu, hayaller kurdugumuzu, kavga ettigimizi, karsidaki pembe binanin isiklarinin ne zaman yanacagini en dogru tahmin etmece oyunlarimizi dusundum, bir de banklara kivrilisimi.
Ya o agaclar, cimler, taslar, kisa kisa yollar neler gormus gecirmislerdir di mi, hepsi konusuyor bizim hakkimizda, yasadiklarimiz hakkinda yorumlar yapiyorlar. "Bak, su kot ceketli oglan hala karar verememis, evladim sen bir evet de sonrasi iyi olacak, guven bana" ya da "Aaa, bunlar iki gun once birlikte gulusup senleniyorlardi, bizleri de asklariyla beslemislerdi, ne oldu ki bunlara, ben demistim ama". Gorebilmek gerek, duyabilmak gerek, hissedebilmek gerek, kisacasi yasamak gerek sindire sindire, agir agir. Hadi o zaman, izin verelim huzur dolsun her gozenegimiz.

Sunday, April 27, 2008

depresyon-depression-depresión-dépression- tiefstand-depressione

3 aydir neden arkaya donuk yasadigimi, gecmisi neden aklimdan cikaramadigimi, bazen ne kadar da sik ayni seyleri tekrar tekrar dusundugumu, sordugumu, soyledigimi, neden hevesimin olmadigini, neden hedefimin olmadigini, neden kitap okuyamadigimi, neden dikkatimi toplayamadigimi, neden kendime bakmadigimi, neden surekli bir yeme halinde oldugumu ve sadece spor yapmayi hayal etmekle yetindigimi, neden alingan oldugumu, mutsuz oldugumu, neden cevremdeki insanlardan beklentilerimin bu kadar yuksek oldugunu, neden guzel hayaller kuramadigimi, gri bir gelecegin beni bekledigine inandigima, neden kendimi yetersiz hissettigimi, neden kendimi hayata zorla dahil etmem gerekiyormus gibi hissettigime, bunun icin neden bu kadar cok caba sarf etmem gerektigini, neden ve nasil buyuyunce olacagim o muthis insan, herseyi yapabilen kadindan vazgecip bir cocugum olsun hobilerim olsun mutlu olayim dusuncesinin geldigini biliyordum aslinda. Bu bilgiyi, bana gozleri gormeyen diyorum cunku mutlulugumu gormedi, kulaklari duymayan diyorum cunku beni hic dinlemedi ve konusamayan diyorum cunku hazir oldugumu sormadi bile ama hisleri o kadar kuvvetli ki diyorum cunku benim ufacik bir boslugumu doldurmak icin oyle bir hizla getirdi ki ve hala birlikteyiz, birlikte oldugumuzu hissediyorum. Ecis bucus bir sey, ama korkulacak gibi degil, bazen renk degistiriyor, o zamanlar sana izin vermis oluyor, iyi giyinmen icin, kitap okuyabilmen, spor yapabilmen icin. Sen zaten bu renk degistirmeleri anliyorsun, gitmedigini sadece boyle bir guzellik yaptigini anliyorsun. Ona da gulumsuyorsun, hayata da ve keyfini cikarmaya calisiyorsun. Ama hic ummadigin bir sabah ne oldugunu anlamadan o yine gri oluveriyor. Bu ne kadar surecek bilmiyorum, ama sanirim biraz daha zamani var, ben de simdilik bana izin verdigi zamanlarda hayatin tadini cikarmaya calisiyorum ve onun beni terkettigini hissedecegim sabahi bekliyorum.

Yazmak...

Elif Safak ile Siyah Sut kitabiyla tanistim. Yazdiklari, anlatmak istedikleri beni aldi goturdu, cok begendim, cok sevdim. Ona gore yazi yazmak cok coooook ciddi bir ugras, ben de dusundum -hakikaten oyle, demek onun icin buraya bir turlu duzenli bir bicimde yazamadim simdiye kadar. Simdi de zorlanmiyor degilim, halbuki ben butun lise hayatimi ve neredeyse universite hayatimin cogunu gunluk tutarak geciren birisiyim. Hem de her gun icin farkli bir renk kullanarak, o yaziya gore stickerlar yapistirarak arkamda sahaserler biraktigima inanmistim. Simdi neden olmuyor, neden aklimi toparlayamiyorum, neden begenmeyecegimi hissediyorum, neden begenmek zorunda hissediyorum ki....
Ustune mi gitmem gerekiyor yoksa rahat mi birakmam gerekiyor cok emin degilim, rahat birakmayi denedim ve simdi goruyorum ki pek ise yaramamis. Bakalim bu hafta zorlama haftasi yapalim, nasil olacak.

Sunday, April 13, 2008

Anger Management

Carsamba gunu yuksek lisans dersimin son sinavi oldugu ve ben bu derse cok da duzenli gitmedigim icin ciddi bir bicimde calismam gerekiyor mantik olarak. Ama bilen bilir bir kac aydir beklentiler, sikintilar, hayal kirikliklari en ust seviyede. Bunu da yenebilmek icin hemen hemen her gun bir yol bulup deniyorum ama simdiye kadar kalici bir cozum bulamadim. Neyse, bunlari ne icin anlatiyorum, sunun icin ki, Semra beni dersime calismam icin zorluyor ama cnbc-e'deki Anger Management'i seyretmek istiyorum ve anlasmamiz sonucu eger buraya yazarsam buna izin verecegini soyledi, yazdim, bitti ve simdi kalanini daha rahat seyredebilirim :)

 
design by suckmylolly.com